Özel Sektör Yatırımları

Özel Sektör Yatırımlarının Gelişimi

Yatırımlar, ekonomik büyümeyi doğrudan tetikleyen bir unsur olduğundan ülke ekonomileri için oldukça önem arz etmektedir. 1980’lerin başından itibaren ülkemizde benimsenen ekonomi ve yatırım politikaları özel sektörün rolünü artırmaya yöneliktir. Bu kapsamda kamu, özel sektörü teşvik etmek, garantör olmak, hibe ve desteklerle özel sektör yatırımlarının artmasını sağlamak gibi görevleri üstelenmektedir. Bu politikanın izlenmesindeki sebeplerden biri özel yatırımların GSYH üzerindeki etkisinin kamu yatırımlarından daha büyük olmasıdır. Daha net bir ifadeyle özel sektör yatırımları, kamu yatırımlarına kıyasla ekonominin büyümesinde daha fazla etkilidir.

Özel sektör yatırımlarının gerçekleşmesini etkileyen birçok etken bulunmaktadır. Yapılan araştırmalarla birlikte uzun dönemde banka kredilerinin, kısa dönemde ise ticari açıklık, reel ekonomik büyüme ve banka kredilerinin özel sektör yatırımlarını etkileyen faktörler olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ülkemizde yatırımlar üzerindeki en büyük engellerden bir finansman kaynağıdır. Ekonomik büyüme üzerindeki bu engelin aşılabilmesi için yatırımcılara uzun ve kısa dönemde fayda sağlayacak finansman kaynaklarının sunumunun artırılması gerekmektedir. Bu durum ekonomik büyümeyi hızlandırıcı etkisi olan özel yatırımların tetiklenmesini sağlayacaktır.

Özel Sektör Yatırımlarında Fizibilite

Özel sektör yatırımlarını teşvik etmek ve bu yatırımların artmasını sağlamak amacıyla devletler özel sektör mensuplarına destek olmaktadır. Bu amaçla özel sektöre yatırım teşvikleri, hibeler ve krediler sunulmaktadır. Finansman kaynaklarının doğru kanallar aracılığı ile yatırıma dönüşeceğinin bir kanıtı niteliğinde olması amacıyla destek talep eden özel sektörden yatırıma ilişkin bir fizibilite etüdü istenmektedir. Bu koşul 1970’li yıllarda Sanayi Bakanlığı tarafından verilen bir destek kapsamında yatırımcılardan fizibilite raporu talep edilmesi ile başlamıştır.

Fizibilite çalışmalarında yapılan mali, teknik ve ekonomik analizler, özel sektör yatırımcısına yapmayı planladığı yatırım hakkında birçok ön bilgi vermektedir. Yatırımın karlılığı, geri dönüş süresi, kullanılacak makine ve ekipman, işletmenin kurulacağı arazinin belirlenmesi gibi yatırımın temelini oluşturan faktörler ile ilgili bilgiler elde edilmekte ve yatırımcıya sunulmaktadır. Fizibilite çalışmasının son aşaması olan fizibilite raporunda, yatırım hakkında yapılan araştırma ve analizlerden elde edilen tüm bilgiler tablolarla ve açıklamalarla açıkça ifade edilmektedir. Dolayısıyla bir fizibilite raporu yatırımın uygulanabilirliği hakkında kanıt doküman niteliğindedir. Böylece yatırımcı fizibilite raporuyla sınırlı finansman kaynaklarını optimal şekilde kullandığını finansöre ispat edebilmektedir. Sonuç olarak özel sektörün yatırımdan önce fizibilite raporu hazırlatması yatırımın uygulanabilirliğinin bir göstergesi olmaktadır